
Genç Kitaplar (12 yaş ve üstü) • Roman • 304 sayfa
Önerilen sınıflar: 6. Sınıf • 7. Sınıf • 8. Sınıf • Lise Sınıfları
MİLLİ KÜLTÜR • TARİH • İLETİŞİM • DOĞA ve EVREN
İstanbul • Osmanlı • denizcilik • itfaiye • yangın • iz sürmek • baba-oğul • gizem • sorumluluk • cesaret • macera • tehlike • adalet • kadırga • gazetecilik • aidiyet • korsanlık • Galata
Kitap Hakkında
Kerem Evrandır, gençler için yazdığı ilk romanında 19. yüzyıl İstanbul’unda yangınlar ve tulumbacılar arasında soluk kesen bir macera anlatıyor. Tarihsel atmosferiyle öne çıkan bu güçlü hikâye; cesareti, aidiyeti, adaleti ve kaybı merkeze alıyor. Denizle kurulan bağ ve sırlarla yüklü bir madalyon etrafında okuru geçmişin İstanbul’unda dolaştırırken umudun da izini sürüyor.
Balat’ta çıkan büyük bir yangın, Denizoğlan’ın hayatını bir gecede altüst eder. Babasından emanet madalyonu kurtarmaya çalışırken kendini haydutlarla tulumbacıların arasında, tehlikeli bir kovalamacanın içinde bulur. Galata surlarından Haliç kıyılarına, hatta Boğaz’ın soğuk akıntılarına uzanan bu çetin mücadelede, madalyonun peşindeki acımasız Kızıl Bayram’ı yenmek zorundadır. Genç gazeteci Alina’nın iz sürme becerisi ve virane çocuklarının deneyimleri ona destek olsa da, Denizoğlan babasına ve madalyonuna kavuşabilecek midir?..
- Roman başlarken yangın, tulumbacılar, Kızıl Bayram, Rumca çıkan gazete gibi unsurlar, 1800’lerdeki İstanbul için nasıl bir manzara çiziyor?
- Bireysel gayretlerle, ödeneksiz var olmaya çalışan tulumbacıların devletçe örgütlenmemesinin, korunmamasının nedeni ne olabilir? Çoğu binanın ahşaptan yapıldığı bir kentte yangın tehlikesine karşı ciddi önlem alınmaması nasıl açıklanır?
- Aleksis, yangınlara neden olan ya da soygun yapan haydutların varlığı bilinmesine rağmen iki yıldır yakalanmamalarını neye bağlıyor? Günümüzde de suç işlediği halde görmezden gelinenler var mı? Neden görmezden geliniyorlar?
- Denizoğlan’ın parçası olduğu çok kültürlü kent dokusu, ailesinden ayrı düşmüş yalnız bir genci nasıl etkiliyor? Babasına özleminde, üstlendiği sorumlulukta, hayatta kalma mücadelesinde ve becerilerini kullanmada Denizoğlan sizce nasıl biri? Günümüz gençleriyle de kıyaslayın.
- Alina’nın kendi adıyla gazetede paylaştığı yazıya Fevzi Paşa’nın karşı çıkma gerekçelerini ve gerekçelerin altında yatanları irdeleyin. Sizce sorumlu olduğu görevi kötüye kullananın mı, suçu açıklayanın mı üstüne gidilmeli? Sizce günümüz toplumlarında bu ilke uygulanıyor mu?
- Alina’nın ve kuzeni Henri’nin kişiliklerini irdeleyin. Okuyup yazmada başarılı olmamasına rağmen Henri romanda neden önemli bir karakter?
- Alina’nın Pandora Kızıl Bayram hakkında yazdığı yazı nelere neden oluyor? Aleksis’in, “Gazeteciliğin onda dokuzu sabırla beklemektir,” sözü haklı mı? Beklerken suçluların başka kötülükler yapması olası değil mi?
- Viranede yaşayan kimsesiz çocuklar Kızıl Bayram gibi suçlu sayılır mı? Seyit başta olmak üzere her birinin kişiliği hakkında neler söylenebilir?
- Ethem Reis’in Alina’ya yaklaşımında “kız başına” tutumu var mı? Stavri, “Ağzını yırtarım senin,” dediğinde Alina’ya dair algısı hakkında neler düşünüyoruz?
- Huysuz ihtiyar Stavri hangi söz ve davranışlarıyla okurda şüphe uyandırıyor? Alina’nın çocuğa (Denizoğlan) çağrı yapma fikrini nasıl bir planla destekliyor?
- Kızıl Bayram, çetesindeki gençlere bütün işlerini yaptırdığı halde neden yarı aç yarı tok tutuyor, gereksinimleriyle ilgilenmiyor? Sağlıklı, iyi beslenen çocuklar onun için daha verimli, hatta sadık olmaz mı?
- Alina, Henri ve Denizoğlan roman boyunca hangi ikilemlerde kalıyorlar? Seçimlerini ne belirliyor? Seçimleri kişiliklerindeki hangi ortak niteliğe işaret ediyor?
- Alina gazetecilik mesleği hakkında okura neler düşündürüyor? Gazetecilik sadece haber aktarmak mıdır? Günümüzde bu mesleğin hangi türleri yaygın?
- Romanda okur, Osmanlı’nın eğitim anlayışına ilişkin ne gibi ipuçları buluyor? Her kesime eşit eğitim hakkı tanınmadığını hangi örnekler üzerinden anlıyoruz?
- Romanda eski dönemlere ait ne tür kültürel öğelere, geleneklere ve kişilere yer verilmiş? Örneğin, Ethem Reis’in bir şeyleri “göstererek anlatma”sına sanat dilinde ne isim verilir?
- Yazar, 1800’lerden günümüze hangi anlayış, eğilim ve olguların özde değişmeden geldiğini anlamamızı sağlıyor?
Yaratıcı Etkinlikler
- Albüm: Romanın geçtiği dönemde İstanbul’un ticari, sosyolojik, siyasi, ekonomik, kültürel durumunu araştırın. O dönemde İstanbul neden önemli bir dünya kentiydi? Romandaki Balat, Galata, Eyüp, Pera, Kasımpaşa, Salacak semtlerinin o yıllardaki görünümünü, değerini ve işlevini inceleyin. Elde edilen verileri görsellerle, fotoğraflarla, tablolarla, çizimlerle, karikatürlerle, yazılarla dijital ya da fiziki bir albümde toplayın. “Denizoğlan’ın İstanbul’u” başlığını taşıyan fiziki albümü diğer sınıfların da görebileceği bir yerde sergileyin, dijital albümü paylaşın.
- Örnekleme: Eski İstanbul’un önemli unsurlarından biri olan tulumbacıları, mesleğin önemini, zorluklarını, çalışma ve yaşam koşullarını ve tulumbacılar sistemini araştırın. Ulaştığınız bilgi, resim, çizim, yazı ve fotoğrafları, modern toplumda tulumbacıların ve ekipmanlarının yerini alanlarla karşılaştırın. Aynı amaca yönelik iki farklı sistem, ekipman ve koşulların çarpıcı farkını sergileyin.
- Pano: Öğrenciler büyük gruplar halinde çalışarak korsanlık olgusunu araştırsın. Bir grup korsanlık tarihini, bir grup etkin oldukları yerler ve ekipmanlarını, bir grup yaşam biçimlerini, bir grup konunun sanata nasıl yansıdığını, diğer bir grup günümüzde bu olgunun nasıl ve nerelerde sürdüğünü irdelesin. Ulaşılan bilgiler yazı, resim, çizim, fotoğraf gibi araçlarla, yaratıcı biçimde oluşturulan büyük bir dijital ya da fiziki panoda sergilensin.
- Yarışma: Öğrenciler 3-4 kişilik gruplara ayrılsın. Her grup okulla ya da kentle ilgili bir konuyu haber olacak biçimde düzenlesin. Gazetecilik etiğine ve kurallarına uygun olarak hazırlanan haberler, 3 kişilik bir “gazeteci jürisi” tarafından incelenerek değerlendirilsin. Gazetecilik açısından çalışması en dikkat çeken gruplar ödüllendirilsin. “Gazetecilik jürisi” yerel gazetecilerden ya da bilinen isimlerden oluşturulabilir. Bu yarışma aracılığıyla gazetecilikle ilgili farkındalık yaratılsın.
- Canlandırma: Alina’nın içerlediği “kız başına” söylemini ve cinsiyet ayrımcılığını işleyen, çeşitli örnekler üzerinden deşifre eden ve eleştiren bir drama hazırlayın. Bazı öğrencilerin yazar, bazılarının yönetmen, dekor-kostümcü, teknik, aksesuarcı, bazılarının da oyuncu olarak görev alacakları bu drama sınıfça organize edilen tam bir ekip çalışması olmalı. Drama parodiler, sloganlar, şarkılar, danslardan oluşturulabilir ve diğer öğrenciler, öğretmenler ve velilerle paylaşılan bir gösteri biçiminde sergilenir.
- Proje: Roman, her dönemde güncel olan bir gerçeği göz önüne seriyor: Virane çocukları, kimsesiz çocuklar, sokak çocukları... 1800’lerden günümüze bu olgunun değişmediği görülüyor. Önce bu sorunun toplumsal, siyasi ve ekonomik alt yapısını sınıfça araştırın. Sonrasında öğrenciler gruplar halinde çalışarak, günümüzde sokak çocuklarının topluma nasıl kazandırılabileceğini; bu çocukları sokaktan ve kötü alışkanlıklardan, hatta suçtan korumak ve kurtarmak için neler yapılabileceğini; yönetimlere ve ailelere düşen görevleri içeren projeler hazırlasınlar. Toplumumuzun bu acı gerçeği ve çözüm önerileri masaya yatırılsın; uygulanabilir bulunan projeler ilgili kurumlarla paylaşılsın.
- Sergi: Anadolu uygarlıklarından günümüze denizcilik konusunu işleyen kapsamlı bir sergi için sınıfça araştırmalar yapılsın. Fiziki ya da dijital düşünülebilecek sergide açıklamalar resim, çizim, fotoğraf, karikatür, harita gibi öğelerle desteklenerek yaratıcı bir görsellikle hazırlanmalı. Sergi okul içinde ve dışında paylaşılabilir. Denizcilikle ilişkili kurum ve kişiler açılışa davet edilebilir.
- Sunum: Herkes “korsanlık” temasını işleyen bir kitabı ya da filmi tanıtan bir sunum hazırlasın. Uygun görsellerle desteklenecek sunumlar, öğrencilere konuyla ilgili okuma/izleme seçenekleri yaratacaktır.
- Gösteri: Osmanlı’dan başlayarak günümüze dek İstanbul’u işleyen, anlatan sanat eserlerini kullanarak sınıfça bir gösteri hazırlayın. İstanbul şiirlerinin okunduğu, İstanbul tablolarının öğrencilerce canlandırıldığı, kenti merkeze alan romanların tanıtıldığı, İstanbul şarkılarıyla dans edildiği, ünlü mimarlık yapılarının hikâyelerinin anlatıldığı, kente dair ünlülerin sözlerinin dramatize edildiği gösteri “Bin İstanbul” benzeri bir başlıkla bütün öğrencilerin ve velilerin de yer aldığı bir etkinlikte sunulsun.
